Samsun Firmaları

Üstad; Sen Yine Aşk Şarkıları Yazmaya Devam Et.

ŞAİR, NEREYE?Kenan Türkpençe Köşe Yazısı

Orhan Gencebay'ın, doğup büyüdüğü evde doğup büyüdüm. Cemal Safi öğrendiğime göre aynı sokakta, komşuymuş.

Ben de gerçek bir şairim. Ancak benim görüşüm ve anlayışım çok farklı.
Ve beni, şairler buluşmasında pek göremezsiniz. İşte son şiirim; Saniyenin Raporu:
"her bir saniyede/yüzlerce ölü."

Filmlerde, senaryolarda, romanlarda, anlı şanlı kurumlar ve ajanları, mafyanın kanlı kolları yüceltilmektedir.

Yukarıda adı geçen sanatçılar ve benzerleri ise; "yalelli yalelli" örneği, ıcığı, bıcırığı çıkmış gına gelmişlik derecesinde, karşı cins aşkı ve bohem fantastiklerini tesennüm etmekteler.

Özellikle, istikbalsiz kalmış çocuklar ile gençlerin dışlandığı vahşi kapitalizmle kora kor bir mücadele vermek varken, bir yerlere gelmişmuktedirlerin "bu devran, iyi devran; sürsün ebediyyen" tarzındaki tutumlarını, hala şaşkınlıkla izliyorum.

Bu millete, otuz kuruşluk patatesi dörtyüz kuruşa; dörtyüz kuruşluk fasulyeyi onaltı bin kuruşa yedirenler işte bu vurdum duymazlardır. Hükümeti gerçekten suçlamıyorum. Hükümetler yansıtıcıdır. Tanınmış sanatçılar, aydınlar, başbakanı ve bakanları uyarma yükümlülüğünü yerine getirselerdi, şu duruma gelmezdik.Basra harap olmaz, güneydoğunun borcunu elektrik, yol, su borçlarını kuzeydoğuya ödetmezler, çocuklarımız, her saniyede öldürülen yüzlerce kişinin, yarısını kapsamazdı.

Sobaya tiner döker gibi, güzel yüzlü, mahzun bakışlı, harçlıksız, istikbalsiz, işsizlik genel sigortasının şefkatinden mahrum gençlerimizin sevip de alamadıkları sevgilileri üzerinen aşk şarkıları dinletiyoruz.... Yazık değil mi?

Anlı şanlı James Bond'luklar tefrika  edilirken, dünyayı kan götürüyor... Bu mudur?

Üstad; sen aşk şarkılarılarını yazmaya devam et...